(Görme Özürlüler İçin)
ÜYE GİRİŞİ

Vatandaşlık No:
Şifre:
 
Şifremi Unuttum
TÜRGÖK Üyelik Formu

Yazı Boyutu Büyüklüğü:
A-|A0|A+


E-Bülten Aboneliği

E-posta Adresiniz

Arkadaşınla Paylaş

İsminiz:

E-posta Adresiniz:

Arkadaşınızın E-posta Adresi:

Hayallerim Gerçek Oldu (Gözde KILIÇ)


HAYALLERİM  GERÇEK OLDU      

         İnsanlar hayallerini gerçekleştirebilir mi? Neden olmasın?  Ne kadar da zor olursa olsun insan isterse başaramayacağı hiçbir şey  yoktur. Daha doğrusu gerçekleştiremeyeceği  hayal yoktur.

          Şimdi bende uzun süredir Gerçekleştirmek istediğim ve  gerçekleştirdiğim hayalden bahsetmek istiyorum.
          Ben doğuştan gözlerimden rahatsızlık geçirmiş ve sonradan  görme engelli olmuş bir bireyim. Hemen hemen 13 yaşındayken kabartma yazı  öğrenmeye ve kullanmaya başladım. (Braille) dipnot: kabartma yazı görme  engellilerin parmaklarıyla dokunarak okuyabileceği bir yazı türüdür.
          Sonradan görmemi kaybettiğim için orta okulu Kilyos’ta  bulunan Veysel Vardal Görme Engelliler İlk Öğretim okulunda okudum.
          Orta okulda okurken bir yandan derslerimi çalışırken bir  yandan da kabartma yazıyı daha iyi okuyup yazabilmem için okulun küçük bir  kütüphanesinde bulunan kabartma roman kitapları okurdum. Böylece hem okumamı  geliştiriyordum hem de kabartma okumanın zevkine varabiliyordum. Hatta yeni  roman kabartma kitap eklenir eklenmez hemen herkesten önce davranıp kitabı ben  teslim alırdım.
          Fakat bu mutluluk fazla sürmedi. Çünkü orta okuldan mevzun  olunca bir daha kabartma roman kitap okuyamadım. 
          Fakat sürekli ders notlarımı yazdım. Liseye gittiğim  zamanlarda  annemle ve babam ders  kitaplarımı kasete okurlardı bende kasetten dinleyip kabartma yazı yazarak not  tutardım. Böylece kabartma yazıyı unutmamış oluyordum. Ama içimden hep  üzülürdüm ne olurdu kabartma roman ya da gazete olsa da okusam her türlüsüne  razıydım. Derken İstanbul Bilgi Üniversitesinde okumaya başladığım sıralarda  üniversite bana kabartma basan printer aldı. Kitap basılmıyordu fakat internete  konulan ders notlarımı rahatlıkla basabiliyorduk. Ders çalışırken mutlu hissettiğim  anlar kabartma ders notları okuduğum anlardır. Ama yinede başka kabartma kitap  okuma isteğimi bastıramıyordum.  Hep  düşünürdüm bir gün her hangi bir kumsala gitmişim, kumların üstüne oturmuşum.  Dizlerimin üstüne kabartma  kitap  koymuşum, parmaklarımla okumaya başlamışım. Okurken bir yandan rüzgarın meltem  estiğini hissedeceğim, bir yandan da denizin dalgalarını işiteceğim. Böylece  içimi tatlı bir huzur kaplamış olacak Hem de bende herkes gibi kitap okumuş  olacağım. Yada Bir gün evde sıkılmışım kafeye gitmek için hazırlanıp evden  çıkmışım, kafenin yolunu tutarak kafeye varmışım  kendime bir içecek ısmarlamışım ve masada  kabartma kitabı okumaya başlamışım ya da odamda klasik müzik açmışım elime bir  kitap alıp koltuğa oturmuşum okumaya başlamışım.  Bir yandan müziğin tatlı namelerini dinlerken  bir yandan da kitabın derinliklerine dalmışım. Hep özendiğim hayallerdi.
          Şimdi ise artık özenmiyorum çünkü yukarda yazdıklarımı  hepsini gerçekleştirdim.
          Nasıl mı  oldu?  Umudumu kaybetmeden bir takım kuruluşlara sorarak hep bu kabartma kitap okuma  dileyimi dile getirirdim. Ne yazık ki olumsuz cevaplar alırdım. Ya ellerinde  çok eski ders kitapları vardı ya da kabartma kitap basmanın maliyeti pahalı  olduğu için çoğul zaman kitap basılmazdı.
          Gene de Umudumu Kaybetmiyordum. Araştırmalarıma devam  ediyordum.
          Bir gün arkadaşımın tavsiyesi üzerine Türkiye Göme Özürler  Kitaplığına üye olmam gerektiğini söyledi. Çünkü orada da sesli kitapların ve  her ay arkadaş dergisini takip edebileceğimi bilgisini verdi. Kabartma kitap  olup olmadığını sordum. Arkadaşımın bu konuda bilgisinin olmadığını söyledi.  Orada kabartma kitap olabileceğini ümit ederek Türkiye Görme Özürlüler  kitaplığına üye oldum.  
          İlk iş olarak hemen kitaplığın iletişim bilgilerini bulup  hemen yetkililerle iltifata geçtim.
          Kabartma kitap okumayı çok sevdiğimi eğer kabartma kitap  varsa bu imkandan yararlanmak istediğimi söyledim. 
          İsteklerimi dile getirirken bir yandan kalbim küt küt atıyor  bir yandan da karşı taraftan olumlu cevap vermesi için de içimden dua  ediyordum.
          Bu duyguları yaşarken karşıdan bir cevap geldi. Kabartma  kitap olduğunu fakat çocuklar için sadece şeker çocuk dergisi basıldığını  söylendi. Fakat yakın zamanda ilk öğretim çağında olan çocuklar için ödünçlü  kabartma kitap projesi başlatacağını ve bu kabartma kitaplar basıldıktan sonra  düzeltme yapılması için kabartma bilen gönüllülerin ihtiyaçları olacaklarını  bildirdiler.
          Ben de bu projede gönüllü olmak istediğimi proje hayata  geçer geçmez   bana haber vermelerini  rica ettim.
          Verilen bilgiler beni hem çok sevindirmişti hem de  duygulandırmıştı. Çünkü bunca zamandır yaptığım araştırmalar ümidimi  kaybetmeyişimin ve sabırla bekleyişimi sonucunda yavaş yavaş meyvelerini almaya  başlamıştım. 
          Görüşmeyi bitirdikten sonra   Aklımdan şu düşünceler beliriverdi. İnsan bir şeyi ne kadar isterse  istesin fakat inanarak ve kalbinden dileyerek hiç usanmadan sabrederse elbet  bir gün  karşılık görecektir. 
          Ara Ara Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığını arayıp proje  hakkında bir gelişme olup olmadığını soruyordum.
          Verdiği bilgiler ise proje için sponsor aradıklarını merak  etmememi mutlaka ödünç kabartma kitap projesi gerçekleşeceğini söylüyorlardı.
          Gelecek haberi   beklerken İzmir’de Oturan arkadaşım beni arayarak ödünçlü kabartma kitap  projesinin hayata geçtiğini kendisi de gönüllü olduğunu söyledi.
          Kendisine çok teşekkür edip hemen İzmir Türkiye Görme  Özürlüler kitaplığını arayarak düzeltme yapmak için bir tane kabartma kitap  isteyerek bu projede gönüllü olmak istediğimi belirtim.
          Kitabın bir iki gün içinde kargoyla Göndereceklerini  söyleyerek çok mutlu olduklarını belirtiler. Ben de teşekkür edip Kabartma  kitabı beklemeye başladım.
          İşte o an geldi. Kabartma kitap elimdeydi bir türlü  inanamıyordum. Bir an hayalimi gerçek mi diye düşünmekten kendimi alamadım.
          Bir süre kitabı elimde tuttum; kitabın kokusunu içime  çektim. 
          Daha sonra kitabın kafanı yavaşça açtım hemen parmaklarımla  kabartma yazıyı okumaya başladım.
          Kabartma yazıyı yavaş yavaş tane tane okuyordum. O an beni  hiçbir şey etkileyemezdi.
          Çünkü kendimi kabartma kitap okumaya o kadar aç  hissediyordum ki farkında olmadan kitabın yarısına gelmişim.
          İlk önce kitabın bir sayfasını okuyup sonrada bulduğum  hataları bilgisayarıma geçiriyordum.
          Artık kabartma kitap okumaya kavuşmuştum.
          İstediğim zaman kabartma kitap okuyabilecektim.
          Gerçi okuduğum kitaplar ilk öğretim çağında olan çocuklara  uygundu ama olsun hem unutmuş olduğum eserleri tekrar hatırlamama neden oluyor  hem de hiç kabartma kitap okuyamamaktan iyidir.
          Şimdide sıra yetişkinler için kabartma kitap okumak bu da  yakında gerçekleşeceğini umuyorum.
        Tüm insanların dilediği hayallerinin gerçekleşmesini  diliyorum.